Vahdettin GÜZEL
vahdettinguzell@gmail.com
Sünni Olmak
14/08/2014

1400 yıllık İslam tarihinde o kadar çok kafa karıştırıcı bozuk bid’at fikirler, cereyanlar, meşreb ve fırkalar çıkmıştır ki, gerçek din alimi olmayan Müslümanların tek başlarına doğru ile yanlışı ayırt etmeleri hemen hemen mümkün değildir. İslam konusunda doğrulara ulaşabilmenin yolu şu prensiplere uymakla gerçekleşebilir:

1. İnanç hükümleri konusunda Ehl-i Sünnetin iki akaid imamı olan İmam Eş’arîye veya İmam Mâturidîye bağlanmak.

2. Hangi mezheptense, o mezhebin muteber, sahih, güvenilir fıkıh kitaplarını esas almak. Türkiyemiz Sünnîleri ya Hanefî, ya Şafiî mezhebindendir. Hanefîler merhum Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihalini veya ona benzer bir kitabı; Şâfiîler de doğru, sahih, güvenilir, muteber bir Şâfiî ilmihalini başucu kitabı yapmalıdır.

3. Sünnîlikte dört hak mezheb=fıkıh ekolü vardır. Bunlar esasta, temellerde, usulde bir ve beraber olup birbirlerini sapıklıkla suçlamazlar.

4. Mezhepleri kabul etmemek, fıkhı kabul etmemektir. Fıkıh inkar edilince Kur’anın, Sünnetin, Şeriatın hükümleri hayata doğru olarak uygulanamaz.

5. Mezhepsizlik İslam Şeriatini tehdit eden en büyük ve tehlikeli bid’attir.

6. Mezhepsizlik mezhebi sapık ve bozuk bir mezheptir.

7. Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür.

8. Mezheblerin kolay taraflarını bir araya getirip uygulamak dini oyuncak etmektir.

9. Sünnîliğin esaslarından biri de, dinî konularda bir anlaşmazlık ve tefrika çıktığı zaman büyük karaltıya=Sevâd-ı âzam’a (Ümmetin çoğunluğuna) tâbi olmaktır. İslam dünyasında Sevâd-ı Âzam Ehl-i Sünnettir.

10. Vehhabîlik Ehl-i Sünnet dairesi içinde olmayan aşırı bir fırkadır.

11. Selefîlik Vehhabiliğin bir şubesidir ve o da Ehl-i Sünnetten değildir.

12. Şeriata bağlı, itikatları sahih, beş vakit namaz kılan sûfilere, tasavvuf ve tarikat ehline müşrik ve kafir diyenler Sünnî değildir.

13. Tasavvuf ve tarikat evliyası evliyaurrahman değil, evliyauşşeytandır diyenler Ehl-i Sünnetten değildir.

14. Ehl-i Sünnetin imamları olan İmamı Gazalî’ye, İmamı Rabbanî’ye ve diğer büyüklere dil uzatanlar Ehl-i Sünnet değildir.

15. Ehl-i Sünnetin temel prensiplerinden biri şudur: Allahü Teala hazretleri kemal sıfatlarla sıfatlı ve noksan sıfatlardan münezzehtir. Müteşabihatı lügavî mânalara alarak Allahı zamanla, mekanla kayıtlayanlar; O’na cisim, cihet izafe edenler, O’nu yaratıklardan birine benzetenler Sünnî değildir.

16. Sünnîlik dinde reform, dinde yenilik, dinde değişim, dinde ucuzluk, light İslam ılımlı islam kabul etmez.

17. Kur’anın 300 küsur muhkem ayetinin tarihsel olduğunu ve devirde geçerli olmadığını iddia eden Fazlurrahmancılık fırkası çok batıl çok bozuk ve ehl-i Sünnet dışı bir fırkadır.

18. Ölmüş, tarihe karışmış bozuk bir fırka iken Mutezile mezhebi birtakım ilahiyatçılar tarafından son kırk elli yıl içinde ülkemizde hortlatılmıştır. Mutezile mezhebi, nice ana konularda Ehl-i Sünnete ters düşen bâtıl ve bid’atçi bir fırkadır.

19. Ehl-i Sünnet bütün mü’minleri tek bir Ümmet kabul eder. Henüz iman etmemiş olan ve en uygun şekilde Tevhid dinine çağırılması gereken insanlık alemi de Ümmet-i Davettir.

20. Ehl-i Sünnetin temellerinden biri Resulullahın (Salat ve selam olsun ona) Ashabını sevmek, onların yolundan gitmek, onları sevmek, onlara hürmet etmektir. Sünnîler Ashabın hiçbirine buğz ve düşmanlık etmez, bundan bin küsur yıl önce yaşanmış ihtilafları ictihad ihtilafı olarak görür ve bunların hükmünü Allahü Tealaya bırakır.

21. Ehl-i Sünnet Ehl-i Beyt-i Mustafayı candan sever. Ehl-i Sünnet uleması, fukahası, meşayihi, mürşidleri, kahramanları içinde niceleri neseben Efendimize ulaşan silsilelere sahiptir.

22. Ehl-i Sünnet Sevâd-ı âzam ve Cadde-i Kübra olduğu için, bütün mü’minlerin Ehl-i Sünnet dairesi içinde toplanmaları, tek bir Ümmet oluşturmaları, râşid ve âdil bir İmama biat etmeleri gerekir.

23. Hulefa-i Râşidîn devrinden sonra Kitabullaha ve Sünnete en fazla bağlı, en fazla hizmet etmiş devlet Osmanlı devletidir.

24. Sünnîlikte, esas ve usulde olmayan, teferruatta olan çeşitlilik geniş bir rahmettir.

25. Osmanlı İslam devleti ve Hilafeti yıkıldıktan sonra İslam dünyası paramparça olmuş, bir sürü ülkeye ve devlete ayrılmış ve yekun nüfuslarının şu anda bir buçuk milyar olmasına rağmen Müslümanlar esir, zelil, rezil olmuşlardır.

26. Son ilmî araştırmaların ışığında, Cemalüddin Afganî yalancı bir kimsedir. Taqiyye yaparak, Müslümanları aldatarak İranlı olduğu halde kendisini Afgan, Şiî olduğu halde Sünnî tanıtmış ve Emirü’l-mü’minîn Sultan Abdülhamid-i Sâni efendimiz hazretlerini devirmek için Blunt adlı bir İngiliz ajanıyla işbirliği yapmıştır. İlmî ehliyeti ve icazeti olmayan her Müslümanın bizzat ictihad yaparak dinini doğrudan doğruya Kur’andan öğrenmesi yanlış ve verimsiz metodunu o çıkartmıştır.

27. Sosyolojik bakımdan Sünnî gibi görünseler de, İslam dünyasındaki nice aktivist, reformist, neo Haricî, terörist cereyan ve fırka dinî açıdan Sünnî değildir.

28. Türkiyede ve başka İslam ülkelerinde meşreb ve fırka holiganlığı, miltanlığı yapan, bazısı Şeriatin kabul etmediği terör hareketlerine karışan fırkalar az veya çok Ehl-i Sünnet dairesi dışına çıkmıştır.

29. Ehl-i Sünnetin sahih bir imandan sonra ikinci şartı beş vakit namazın dosdoğru kılınmasıdır.

30. Kendilerinde nifak alameti olanlar, din sömürüsü yapanlar, Müslümanları aldatanlar, fasık-ı mütecahirler Ehl-i Sünneti temsil edemez.

31. Ahlak sistemi olarak Kur’an ahlakını, Resulullahın ahlakını, Selef-i Sâlihîn ahlakını, her asırda yaşamış önder ve örnek büyüklerin ahlakını kabul etmeyenler, hayata uygulamayanlar da ne İslamı, ne de Ehl-i Sünneti temsil edebilir.

32. Müslüman halk yığınlarını sekülerleştirmek, dünyevileştirmek, dini vicdanlara haps etmek isteyenlerin, bırakın Sünnîlikleri, Müslümanlıkları bile şüphelidir.

33. Ehl-i Sünnet Müslümanı Rabb olarak Allahu Tealadan razıdır… Kitab olarak Kur’andan razıdır… Din olarak İslamdan razıdır… Nebi ve Seyyid olarak Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemden razıdır… Şeriat olarak Şeriat-i Ahmediyyeden razıdır… Ümmet olarak Ümmet-i Muhammed’ten razıdır.

34. Sünnî Müslüman, farklı meşreplerden de olsa musalli mü’min kardeşlerini sever, onları hayırlı hizmet ve faaliyetlerinde destekler, onlara acır, onlarla işbirliği yapar; onlara kesinlikle düşmanlık etmez.

35. Târik-i salat ve târik-i cemaat olanlar ile fâcir-i mütecahirler Ehl-i Sünnetten olabilir ama Ehli Sünneti temsil edemez.



623 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KURBAN - 08/08/2019
Kurban Bayramı
Şüphen olmasın ki, onu açıklamak bize aittir. (Kıyame 19. ayet) - 04/10/2018
Şüphen olmasın ki, onu açıklamak bize aittir. (Kıyame 19. ayet)
Kur'an-ı Kerim'i Anlamak - 24/07/2018
Kur'an-ı Kerim'i Anlamak
NAMAZ KILMANIN ZARURİYETİ - 19/11/2017
NAMAZ KILMANIN ZARURİYETİ
Hurafeler ve Kur'an-ı Kerim - 09/10/2017
...
Kalpler Allah’ı Anarak Yatışır - 21/06/2017
Kalpler Allah’ı Anarak Yatışır
Cennetmekan Abdülhamid Han - 13/03/2017
Cennetmekan Abdülhamid Han
Kur'an Ahlakından Uzak Yaşayan Toplumlar - 30/12/2016
Kur'an Ahlakından Uzak Yaşayan Toplumlar
Ey Şehid! - 16/02/2016
Allah yolunda öldürülenlere de ölü demeyin. Onlar diridir ama siz anlamazsınız.
 Devamı